Sezgisel beslenme, ne zaman ve ne kadar yemek gerektiğini yalnızca kalori hesabı, yasaklı yiyecek listeleri veya katı diyet kurallarıyla belirlemek yerine kişinin açlık, tokluk, tatmin ve beden sinyallerini dikkate almasını amaçlayan bir beslenme yaklaşımıdır.
Genu varum egzersizi, halk arasında “O bacak” veya “parantez bacak” olarak bilinen dizilimde kas gücünü, dengeyi, hareket kontrolünü ve eklem desteğini geliştirmeyi amaçlayan egzersizlerin genel adıdır.
Kegel egzersizi, mesane, bağırsak ve üreme organlarının desteklenmesine katkı sağlayan pelvik taban kaslarını kontrollü biçimde kasıp gevşetmeye dayanan bir egzersizdir.
ROP muayenesi, erken doğan ve prematüre retinopatisi açısından risk taşıyan bebeklerin retina damarlarının gelişimini kontrol etmek amacıyla yapılan özel bir göz dibi muayenesidir. ROP, yani prematüre retinopatisi, özellikle erken doğan bebeklerde retina damarlarının normal gelişiminin bozulmasıyla ortaya çıkabilir.
Papil ödem, kafa içindeki basıncın artmasına bağlı olarak gözün arka bölümünde bulunan optik sinir başının şişmesi durumudur. Göz muayenesi sırasında fark edilen bu değişiklik, tek başına bir hastalık olmaktan çok vücutta araştırılması gereken başka bir problemin işareti olarak değerlendirilir.
UV filtreli lensler, göze ulaşan ultraviyole ışınların bir bölümünü engelleyerek ek koruma sağlayabilir; ancak tek başına güneş gözlüğünün yerini tutmaz. Bunun temel nedeni oldukça basittir: Kontakt lens yalnızca gözün ön yüzeyindeki belirli bir alanı örter.
Lens kullanırken göz kuruluğu, kontakt lens kullanan kişilerin en sık karşılaştığı konfor problemlerinden biridir. Gözlerde yanma, batma, kumlanma hissi, günün ilerleyen saatlerinde bulanıklaşan görüş ve lensi sürekli gözde hissetme gibi belirtiler kurulukla birlikte ortaya çıkabilir.
Yazın lens batması, sıcak hava, düşük nem, klima, ter, güneş, uzun süreli lens kullanımı ve havuz ya da deniz suyuyla temas gibi birçok farklı etkene bağlı olarak ortaya çıkabilir. Özellikle sıcak günlerde gözyaşı tabakasının daha hızlı bozulması ve lens yüzeyinin yeterince nemli kalmaması batma hissine yol açabilir.
Kontakt lens gözün arkasına geçerek göz içinde kaybolmaz; ancak yerinden çıkarak üst göz kapağının altına sıkışabilir, katlanabilir veya göz yüzeyinde fark edilmesi zor bir noktaya kayabilir. Bu yüzden lensi gözünde bulamayan birinin yaşadığı “Lens gözümün arkasına kaçtı” hissi oldukça gerçekçidir.