MediFinder LogoMediFinder Logo
Göz

Papil Ödem (Optik Disk Ödemi) Nedir?

Papil ödem, kafa içindeki basıncın artmasına bağlı olarak gözün arka bölümünde bulunan optik sinir başının şişmesi durumudur. Göz muayenesi sırasında fark edilen bu değişiklik, tek başına bir hastalık olmaktan çok vücutta araştırılması gereken başka bir problemin işareti olarak değerlendirilir.

Son güncelleme
22 okuma
8 dk okuma
Papil Ödem (Optik Disk Ödemi) Nedir?
Yapay zeka ile özetle

Günlük kullanımda papil ödem ve optik disk ödemi ifadeleri zaman zaman birbirinin yerine kullanılır. Tıbbi açıdan ise küçük ama önemli bir fark vardır. Optik disk ödemi, optik sinir başındaki şişliği genel olarak tanımlar. Papil ödem ise özellikle kafa içi basınç artışının neden olduğu optik disk şişliği için kullanılan daha özel bir terimdir. Optik sinir iltihabı veya farklı göz hastalıkları da disk şişmesine yol açabilir; ancak bunların tamamı papil ödem olarak değerlendirilmez.

Bu ayrım önemlidir çünkü gerçek papil ödem saptandığında yalnızca göze odaklanmak yeterli olmaz. Kafa içi basıncın neden yükseldiğinin araştırılması gerekir.

Optik Sinir Başında Şişlik Nasıl Oluşur?

Optik sinir, göz ile beyin arasında görsel bilgiyi taşıyan temel yapılardan biridir. Gözün arka kısmında görülebilen optik sinir başına optik disk adı verilir. Kafa içindeki basınç yükseldiğinde bu basınç optik sinirin çevresindeki dokulara da yansıyabilir. Bunun sonucunda sinir liflerinin normal işleyişi bozulur ve optik disk şişmeye başlayabilir.

Muayene sırasında optik diskin normalde keskin görünen sınırları daha belirsiz hale gelebilir. Disk kabarık görünebilir ve çevresindeki damarlarda bazı değişiklikler fark edilebilir. Şişlik çoğu zaman iki gözde birden ortaya çıkar; ancak iki gözdeki şiddetin tamamen aynı olması gerekmez. Çok nadir durumlarda tek taraflı görünüm de oluşabilir.

Papil ödemin önemli özelliklerinden biri, başlangıç döneminde kişinin merkezi görmesinin oldukça iyi olabilmesidir. Yani kişi “Ben net görüyorum, ciddi bir sorun olamaz” diye düşünebilir. Ancak basınç devam ederse optik sinir lifleri zaman içerisinde zarar görebilir ve kalıcı görme kaybı gelişebilir.

Papil Ödem Belirtileri Nelerdir?

Papil ödem bazen rutin göz muayenesi sırasında tesadüfen fark edilebilir. Bazı kişilerde ise kafa içi basınç artışının oluşturduğu şikâyetler belirgindir. Görme başlangıçta normal olabileceği için yalnızca kişinin ne kadar net gördüğüne bakmak yeterli değildir.

En sık karşılaşılabilen belirtiler arasında şunlar bulunur:

  • Baş ağrısı: Özellikle tekrarlayan veya önceki baş ağrılarından farklı özellik gösteren ağrılar görülebilir.

  • Geçici görme kararmaları: Görme birkaç saniyeliğine kararabilir, grileşebilir veya bulanıklaşabilir.

  • Çift görme: Kafa içi basıncın bazı göz hareketlerini yöneten sinirleri etkilemesi sonucunda ortaya çıkabilir.

  • Bulantı ve kusma: Özellikle belirgin kafa içi basınç artışında baş ağrısına eşlik edebilir.

  • Nabızla uyumlu kulak sesi: Bazı kişiler kalp atışlarıyla aynı ritimde uğultu veya ses tarif edebilir.

  • Görme alanında değişiklik: Hastalık ilerlediğinde özellikle çevresel görmede kayıp gelişebilir.

  • Kalıcı görme azalması: Uzun süre devam eden veya ağır papil ödem optik sinirde hasara yol açabilir.

Bu belirtilerin yalnızca papil ödeme özgü olmadığını unutmamak gerekir. Örneğin baş ağrısı toplumda oldukça yaygındır ve çoğu baş ağrısının nedeni kafa içi basınç artışı değildir. Ancak göz muayenesinde papil ödem görülüyorsa belirtilerin birlikte değerlendirilmesi önem kazanır.

Kafa İçi Basıncı Yükselten Durumlar

Papil ödemin arkasında farklı nedenler bulunabilir. Temel ortak nokta kafa içindeki basıncın yükselmesidir. Bu basınç artışı beyin-omurilik sıvısının dolaşımındaki bozukluklardan, kafa içerisinde yer kaplayan oluşumlardan veya toplardamar dolaşımındaki problemlerden kaynaklanabilir.

Beyinde yer kaplayan bir kitle, hidrosefali, beyin çevresindeki bazı enfeksiyonlar, kanamalar veya beyin toplardamarlarında oluşan pıhtılar değerlendirilmesi gereken nedenler arasındadır. Bu nedenle gerçek papil ödem saptandığında yalnızca gözlük muayenesi yapılıp hastanın gönderilmesi doğru bir yaklaşım değildir. Kafa içi basıncın neden arttığının anlaşılması gerekir.

Bazı kişilerde yapılan incelemelerde kafa içinde basınca yol açabilecek bir kitle veya başka belirgin bir neden bulunmayabilir. Bu durumda idiopatik intrakraniyal hipertansiyon adı verilen tablo gündeme gelebilir. Bu durumda kafa içi basınç yükselmiştir ancak standart değerlendirmelerde basıncı açıklayan başka bir yapısal neden saptanmaz. Baş ağrısı, geçici görme kararmaları, çift görme ve nabızla uyumlu kulak sesi bu tabloda görülebilir.

Her Optik Disk Şişliği Papil Ödem Değildir

Göz muayenesinde optik sinir başının kabarık görünmesi her zaman kafa içi basıncın yükseldiği anlamına gelmez. Bu noktada gerçek papil ödem ile psödopapilödem adı verilen görünümün birbirinden ayrılması gerekir.

Bazı kişilerin optik sinir başı yapısal olarak kabarık görünebilir. Optik disk druseni gibi durumlarda da disk sınırları belirsizleşerek papil ödeme benzeyen bir görünüm ortaya çıkabilir. Buna rağmen kafa içi basınç normal olabilir.

Öte yandan optik sinirin iltihaplanması, dolaşım sorunları veya farklı optik sinir hastalıkları da disk ödemine yol açabilir. Bunlar optik disk şişliği oluşturmasına rağmen klasik anlamda papil ödem değildir.

Bu nedenle yalnızca göz dibi fotoğrafına bakarak kişinin kendi kendine papil ödem tanısı koyması mümkün değildir. Şüpheli görünümün nedeni, göz muayenesi ve gerektiğinde ek incelemelerle belirlenir.

Tanıda Göz Muayenesinden Daha Fazlası Gerekebilir

Papil ödem şüphesinde ilk önemli adımlardan biri ayrıntılı göz muayenesidir. Optik disklerin görünümü değerlendirilirken görme keskinliği, göz bebeklerinin ışığa verdiği yanıt, renk görme ve özellikle görme alanı da kontrol edilebilir.

Görme alanı değerlendirmesi önemlidir çünkü papil ödem ilerlerken merkezi görme uzun süre iyi kalabilir. Buna karşılık çevresel görme alanındaki değişiklikler daha erken ortaya çıkabilir. Bu nedenle kişinin yalnızca “Harfleri net okuyabiliyorum” demesi optik sinirin tamamen sağlıklı olduğunu göstermeyebilir.

Optik sinir başındaki ve çevresindeki sinir lifi tabakasındaki değişikliklerin görüntülenmesi için ayrıntılı göz görüntüleme yöntemlerinden yararlanılabilir. Bu incelemeler hem ilk değerlendirmede hem de tedavi sonrasında ödemin değişimini takip etmek için kullanılabilir.

Ancak papil ödem kafa içi basınçla ilişkili olduğu için değerlendirme gözle sınırlı kalmaz.

Beyin Görüntülemesi Neden Önemlidir?

Gerçek papil ödemden şüphe edildiğinde kafa içerisindeki basıncı artırabilecek ciddi nedenleri dışlamak gerekir. Bu nedenle beyin ve gerekli durumlarda beyin toplardamarlarının görüntülenmesi tanı sürecinin önemli parçalarındandır.

Görüntüleme sayesinde kafa içerisinde yer kaplayan oluşumlar, hidrosefali veya toplardamar dolaşımıyla ilgili bazı sorunlar araştırılabilir. Hangi görüntüleme yönteminin kullanılacağı kişinin belirtilerine ve klinik değerlendirmesine göre belirlenir.

Bazı durumlarda görüntülemenin ardından bel bölgesinden yapılan lomber ponksiyonla beyin-omurilik sıvısının basıncı ölçülebilir ve sıvının özellikleri incelenebilir. Ancak kafa içinde kitleye bağlı basınç artışından şüpheleniliyorsa güvenlik açısından görüntüleme değerlendirmesi genellikle lomber ponksiyondan önce yapılır.

Bu nedenle papil ödem değerlendirmesinde incelemelerin sırası önemlidir ve kişinin kendi isteğiyle tek tek test yaptırmaya çalışması yerine tıbbi değerlendirme doğrultusunda ilerlenmesi gerekir.

Papil Ödem Tedavisinde Asıl Hedef

Papil ödem tedavisi, optik diskteki şişliği tek başına azaltmaya çalışmaktan ibaret değildir. Asıl amaç kafa içi basıncın neden yükseldiğini belirlemek ve bu nedeni uygun şekilde tedavi etmektir.

Örneğin basınç artışına farklı bir hastalık neden oluyorsa tedavi o hastalığa yönelik planlanır. Beyin-omurilik sıvısının basıncının arttığı bazı durumlarda ilaç tedavisi ve yaşam tarzı düzenlemeleri kullanılabilir. Görmenin hızlı şekilde tehdit altında olduğu daha ağır tablolarda ise basıncı azaltmaya veya optik siniri korumaya yönelik girişimsel yöntemler gündeme gelebilir.

Tedavinin seçimi yalnızca baş ağrısının ne kadar şiddetli olduğuna göre yapılmaz. Optik disk ödeminin düzeyi, görme alanındaki değişiklikler ve altta yatan neden de hesaba katılır.

Özellikle görme kaybı gelişmeye başladığında zaman önemlidir. Uzun süre devam eden yüksek kafa içi basıncı optik sinir liflerinde kalıcı hasara ve optik atrofiye yol açabilir. Oluşmuş ileri optik sinir hasarının geri döndürülmesi her zaman mümkün değildir.

Baş Ağrısı ile Papil Ödem Arasındaki Bağlantı

Papil ödem araştıran kişilerin önemli bir bölümü bunu baş ağrısı nedeniyle öğrenir. Fakat baş ağrısı ile papil ödem arasında her zaman doğrudan bir ilişki kurulamaz.

Migren, gerilim tipi baş ağrısı, uykusuzluk, sıvı kaybı ve çok sayıda başka durum baş ağrısı yapabilir. Bu nedenle başı ağrıyan herkesin papil ödemden şüphelenmesi gerekmez.

Tersine, papil ödem bulunduğu halde başlangıçta belirgin baş ağrısı yaşamayan kişiler de olabilir. Bu nedenle tanı yalnızca belirtilere dayanmaz. Göz dibi muayenesindeki görünüm ve diğer tetkikler birlikte değerlendirilir.

Özellikle yeni başlayan, giderek şiddetlenen veya kişinin alışık olduğu baş ağrılarından farklı özellik gösteren ağrılara görme değişiklikleri eşlik ediyorsa değerlendirme daha önemli hale gelir.

Papil Ödem Görme Kaybına Yol Açar mı?

Papil ödem başlangıç döneminde görme keskinliğini ciddi şekilde etkilemeyebilir. Bu nedenle kişi günlük yaşamında rahatça okuyabilir, araba kullanabilir ve uzaktaki nesneleri net görebilir.

Fakat kafa içi basınç devam ettikçe optik sinir üzerindeki baskının etkileri artabilir. Öncelikle geçici görme kararmaları veya görme alanı değişiklikleri ortaya çıkabilir. Daha ileri aşamalarda sinir liflerinde kalıcı hasar gelişebilir.

Bu nedenle papil ödemin ciddiyeti yalnızca kişinin o an kaç satır okuyabildiğine göre değerlendirilmez. Görme alanının düzenli kontrolü ve optik sinirdeki değişikliklerin takip edilmesi özellikle tanı konmuş hastalarda önem taşır.

Tedavinin amacı yalnızca hastanın baş ağrısını azaltmak değil, aynı zamanda optik sinirin uzun vadeli fonksiyonunu korumaktır.

Hangi Durumlarda Acil Değerlendirme Gerekir?

Papil ödem şüphesi zaten geciktirilmemesi gereken bir bulgudur. Bunun yanında bazı belirtilerin ortaya çıkması değerlendirmeyi daha da acil hale getirir. Özellikle yeni nörolojik bulgular veya belirgin görme değişiklikleri varsa durum yalnızca rutin gözlük kontrolüne bırakılmamalıdır.

Aşağıdaki durumlarda hızlı tıbbi değerlendirme önemlidir:

  • Ani veya belirgin görme kaybı gelişmesi,

  • Görme alanında hızla artan kararma veya kayıp olması,

  • Yeni başlayan çift görme görülmesi,

  • Şiddetli veya hızla kötüleşen baş ağrısına kusmanın eşlik etmesi,

  • Bilinç bulanıklığı, konuşma bozukluğu veya vücudun bir tarafında güçsüzlük gelişmesi,

  • Daha önce olmayan ciddi nörolojik belirtilerin ortaya çıkması,

  • Göz muayenesinde papil ödem görüldüğünün söylenmesi.

Bu tür durumlarda amaç yalnızca gözdeki şişliğin kontrol edilmesi değildir. Kafa içi basınç artışının altında acil müdahale gerektiren bir neden bulunup bulunmadığının da değerlendirilmesi gerekir.

Takip Süreci Neden Aksatılmamalı?

Papil ödem tanısı alan bir kişinin şikâyetleri azaldığında problemin tamamen ortadan kalktığını düşünmesi doğru olmayabilir. Baş ağrısının azalması ile optik sinir üzerindeki etkinin tamamen sona ermesi aynı şey değildir.

Takip sırasında optik diskin görünümü, görme keskinliği ve görme alanındaki değişiklikler karşılaştırılabilir. Gerekli durumlarda görüntüleme testleri tekrar edilerek sinir lifi tabakasındaki değişim izlenebilir.

Tedaviyle ödemin azalması olumlu bir gelişmedir; ancak uzun süren papil ödem sonrasında optik sinirde incelme gelişip gelişmediğinin de değerlendirilmesi önemlidir. İleri sinir lifi kaybında disk artık eskisi kadar şiş görünmeyebilir. Bu nedenle yalnızca “Ödem azalmış” ifadesinden yola çıkarak her zaman sinirin tamamen sağlıklı olduğu sonucuna varılamaz.

Optik Disk Ödemi Tesadüfen Fark Edilirse

Bazen kişi herhangi bir görme problemi yaşamadan rutin bir göz kontrolüne gider ve optik sinir başında şüpheli bir görünüm olduğu söylenir. Bu durum doğal olarak endişe yaratabilir.

İlk yapılması gereken, görüntünün gerçek papil ödem olup olmadığını netleştirmektir. Optik disk yapısının doğuştan kabarık olması veya disk druseni gibi değişiklikler gerçek ödeme benzeyebilir.

Eğer inceleme sonucunda gerçek papil ödem düşünülüyorsa belirtilerin hafif olması değerlendirmeyi gereksiz hale getirmez. Çünkü papil ödem bazen kişi ciddi bir görme değişikliği fark etmeden önce ortaya çıkabilir.

Buna karşılık psödopapilödem saptanması da “Bir daha kontrol gerekmez” anlamına gelmez. Takip ihtiyacı kişinin optik sinir yapısına ve diğer göz bulgularına göre belirlenir.

Papil Ödem Ciddiye Alınması Gereken Bir Bulgudur

Papil ödem, bazen kafa içindeki basıncın yükseldiğini gösteren ilk işaret olabilir. Bu nedenle göz muayenesinde fark edilen bir değişiklik, yalnızca gözle ilgili olmayan daha geniş bir sağlık probleminin araştırılmasını sağlayabilir.

Başlangıçta görmenin normal olması da kişiyi yanıltmamalıdır. Uzun süren kafa içi basınç artışı optik sinire zarar verebilir ve tedavi edilmediğinde kalıcı görme kaybına neden olabilir. Bu yüzden papil ödem belirtileri, tanı süreci ve altta yatan nedenin araştırılması birlikte ele alınmalıdır.

Ayrıca her optik disk kabarıklığının papil ödem olmadığı unutulmamalıdır. Gerçek papil ödem, diğer optik disk ödemlerinden ve normal anatomik varyasyonlardan ayrılmalıdır. Tanı gerektiğinde göz muayenesi, görme alanı, göz görüntüleme yöntemleri, beyin görüntülemesi ve uygun hastalarda kafa içi basıncın değerlendirilmesini içeren daha kapsamlı bir süreç gerektirebilir.

Sonuç olarak göz muayenesinde “optik disk ödemi” veya “papil ödem şüphesi” ifadesi kullanıldıysa bunu yalnızca gözlük numarasına ilişkin basit bir bulgu gibi değerlendirmemek gerekir. Özellikle baş ağrısı, geçici görme kaybı, çift görme veya nörolojik belirtiler bulunuyorsa incelemelerin geciktirilmemesi önemlidir.

24 saat içinde yanıt

Listeden seçim yapmakta zorlanıyor musunuz?

Talebinizi bırakın, İstanbul'daki medikal estetik klinikleri teklifleriyle size dönsün.

Son güncelleme
Yayın dili
Türkçe

Bu makaleyi nasıl buldun?

Atlas'tan en yeni içerikler

Medifinder bültenine abone ol, en yeni içerikleri kaçırma.