MediFinder LogoMediFinder Logo
Göz

Gözlük Numarası Zamanla Artar mı?

Gözlük numarası zamanla artar mı? sorusunun cevabı kişiye ve yaşa göre değişmekle birlikte evettir; göz derecesi zaman içerisinde değişebilir. Fakat her değişiklik sürekli ve sınırsız bir artış anlamına gelmez.

Son güncelleme
13 okuma
8 dk okuma
Gözlük Numarası Zamanla Artar mı?
Yapay zeka ile özetle

Gözlük Numarası Zamanla Artar mı?

Gözlük numarası zamanla artabilir; ancak göz derecesindeki değişim herkes için aynı hızda ve aynı şekilde gerçekleşmez. Özellikle çocukluk ve ergenlik döneminde miyopi ilerlemeye daha yatkınken yetişkinlikte göz numarası uzun süre sabit kalabilir. 40’lı yaşlardan sonra ise yakın görmeyi etkileyen presbiyopi nedeniyle farklı bir gözlük ihtiyacı ortaya çıkabilir. Bu nedenle “Yaş ilerledikçe gözlük numarası mutlaka yükselir” şeklinde genel bir kuraldan söz etmek doğru değildir.

Gözlük kullanan birçok kişi, yeni muayenede reçetesinin değiştiğini gördüğünde önceki gözlüğün gözü bozup bozmadığını merak eder. Örneğin -1.00 olan miyopi değerinin birkaç yıl sonra -1.75’e çıkması günlük dilde “gözüm ilerledi” şeklinde ifade edilir. Ancak bu değişikliğin nedeni çoğunlukla gözlük kullanmak değil, gözün kendi gelişimi veya zamanla meydana gelen optik değişikliklerdir. Doğru numaralı gözlük kullanmak miyopiyi artırmaz.

Gözlük derecesinin neden değiştiğini anlamak için kişinin yaşı, mevcut kırma kusuru, göz yapısı ve değişimin ne kadar hızlı gerçekleştiği birlikte değerlendirilmelidir.

Gözlük Numarasındaki Değişim Ne Anlama Gelir?

Gözlük numarası, net bir görüntü elde edebilmek için gözün ihtiyaç duyduğu optik düzeltmeyi gösterir. Miyopi, hipermetropi ve astigmatizma gibi kırma kusurlarında reçetedeki değerler birbirinden farklı anlamlara gelir.

Miyop bir kişinin reçetesindeki değer -1.00’dan -2.00’a geçtiğinde daha güçlü bir uzak görme düzeltmesine ihtiyaç duyulduğu anlaşılır. Astigmatizması bulunan bir kişide ise silindir değeri veya astigmatizmanın ekseni zaman içerisinde değişebilir. Hipermetropide de kişinin kullandığı düzeltme yaşa ve gözün odaklama kapasitesine göre farklılaşabilir.

Dolayısıyla “göz numarası arttı” ifadesi her zaman aynı durumu tarif etmez. Bir kişide miyopinin ilerlemesi söz konusu olabilirken başka bir kişide yaşa bağlı yakın görme problemi ön plana çıkabilir.

Ayrıca gözlük numarası ile gözün genel sağlık durumu aynı şey değildir. Gözlük numarasının düşük olması gözde hiçbir sorun bulunmadığını, yüksek olması ise mutlaka ciddi bir göz hastalığı olduğunu göstermez. Reçete değerleri esas olarak gözün kırma gücüyle ilgilidir.

Çocukluk ve Ergenlikte Numara Değişimi

Gözlük numarasındaki değişimin en sık takip edildiği dönemlerden biri çocukluk ve ergenliktir. Bunun temel nedenlerinden biri miyopinin çoğunlukla okul çağında başlaması ve göz büyümeye devam ederken ilerleyebilmesidir.

Miyopi genellikle 6-14 yaş aralığında başlayabilir. Gözün ön-arka uzunluğundaki artış devam ettikçe ışık retinanın üzerine değil önüne odaklanır ve uzaktaki görüntüler bulanıklaşır. Çocuk büyüdükçe miyopi derecesinin artması bu nedenle mümkündür.

Örneğin geçen yıl sınıftaki tahtayı rahatlıkla gören bir çocuk yeni eğitim döneminde arka sıralardan yazıları seçmekte zorlanabilir. Eski gözlüğünü taktığında hâlâ bulanık görüyorsa reçetenin yeniden değerlendirilmesi gerekebilir.

Miyopinin ilerleme hızı her çocukta aynı değildir. Bazı çocukların gözlük numarası uzun süre çok az değişirken bazılarında daha hızlı ilerleme görülebilir. Genetik yatkınlık, gözün büyüme şekli ve çevresel faktörler bu süreçte rol oynayabilir.

Çocukluk dönemindeki miyopi çoğunlukla ergenlik boyunca da takip edilir ve pek çok kişide genç yetişkinlik dönemine doğru daha stabil hale gelir. Bununla birlikte gözlük numarasının belirli bir yaşta kesin olarak duracağını söylemek mümkün değildir.

Gözlük Kullanmak Gözü Tembelleştirir mi?

Gözlük kullanmaya başladıktan sonra numaranın arttığını fark eden kişiler zaman zaman iki durum arasında doğrudan bağlantı kurar. “Gözlüğü takmasaydım numaram ilerlemezdi” düşüncesi bu nedenle oldukça yaygındır.

Oysa gözlük, gözde mevcut olan kırma kusurunu ortadan kaldırmaz veya artırmaz. Camın görevi ışığın göz içerisinde doğru şekilde odaklanmasına yardımcı olarak görüntüyü netleştirmektir. Özellikle miyop çocuklarda doğru reçeteli gözlük kullanmak miyopinin kötüleşmesine neden olmaz.

Çocuğun gözlük takmaya başladıktan sonra numarasının artması çoğu zaman gözün büyümeye devam etmesiyle ilişkili doğal miyopi ilerlemesinin bir parçasıdır.

Benzer şekilde yetişkinlerde de gözlüğü mümkün olduğunca az kullanmanın göz numarasını koruduğunu gösteren genel bir kural yoktur. Tam tersine kişinin ihtiyaç duyduğu düzeltmeyi kullanmaması uzak görüntüleri bulanık görmesine ve günlük yaşamda görsel konforunun azalmasına neden olabilir.

Bu nedenle gözlüğü bilinçli olarak daha az kullanmak yerine kullanım şekli konusunda muayenede verilen öneriye göre hareket etmek daha doğru olur.

Ekran Kullanımı ile Göz Derecesi Arasındaki İlişki

Telefon ve bilgisayar kullanımının artmasıyla birlikte “Ekrana bakmak göz numarasını artırır mı?” sorusu da daha sık sorulmaya başladı.

Uzun süre ekran karşısında kalmak göz yorgunluğu, kuruluk, yanma ve geçici bulanıklık gibi şikâyetler oluşturabilir. Fakat birkaç saat telefon kullanmak gözlük numarasının bir anda kalıcı olarak yükselmesi anlamına gelmez.

Çocukluk çağındaki miyopide ise konu daha farklı değerlendirilir. Yoğun yakın çalışma ve daha az açık hava aktivitesi, miyopinin gelişimi ve ilerlemesiyle ilişkili çevresel faktörler arasında değerlendirilmektedir. Bu nedenle çocukların gün boyunca yalnızca telefon, tablet, ders kitabı veya bilgisayar gibi yakın mesafedeki işlere odaklanması yerine açık havada vakit geçirmesi de önem taşır.

Burada amaç ekranı tamamen yasaklamak değildir. Uzun süre kesintisiz yakın çalışmayı azaltmak, düzenli aralar vermek ve günlük yaşamda açık hava aktivitelerine yer açmak daha dengeli bir yaklaşım sağlar.

Yetişkinlikte Göz Derecesinin Seyri

Çocukluk döneminde başlayan miyopi çoğu kişide genç yetişkinliğe doğru daha yavaş ilerlemeye başlar. Buna rağmen yetişkinlik döneminde gözlük numarasının artık hiçbir zaman değişmeyeceğini düşünmek doğru değildir.

Bazı kişiler yıllarca aynı reçeteyi kullanabilir. Başka bir kişide ise küçük değişiklikler görülebilir. Özellikle çalışma koşulları, göz yüzeyinin durumu veya gözün doğal merceğinde zamanla oluşan değişiklikler görme kalitesini etkileyebilir.

Burada önemli olan değişimin hızıdır. Birkaç yıl içerisinde küçük bir numara farkı ortaya çıkması ile birkaç ay içerisinde belirgin görme değişikliği yaşanması aynı şekilde değerlendirilmez.

Yetişkin bir kişinin yıllardır sabit olan gözlük numarası kısa süre içerisinde belirgin şekilde değişmeye başladıysa yalnızca yeni bir gözlük yaptırmakla yetinmek yerine göz muayenesi yapılması daha doğru olur.

40 Yaşından Sonra Yakın Görmenin Değişmesi

40’lı yaşlardan sonra kitap, telefon veya küçük yazıları eskisi kadar rahat görememek oldukça yaygındır. Bu durum çoğu zaman miyopinin ilerlemesinden değil, presbiyopi adı verilen yaşa bağlı yakın odaklama değişikliğinden kaynaklanır.

Gözün içerisindeki doğal mercek genç yaşlarda oldukça esnektir. Yakındaki bir nesneye bakarken şeklini değiştirerek odaklanmaya yardımcı olur. Yaş ilerledikçe mercek ve odaklama sistemi bu esnekliğin bir bölümünü kaybeder. Bunun sonucunda yakın mesafede netlik sağlamak daha zor hale gelir.

Kişi önce telefonunu biraz daha uzağa tutmaya başlayabilir. Küçük yazıları okumak için daha parlak ışığa ihtiyaç duyabilir veya uzun süre okuduğunda gözlerinin daha çabuk yorulduğunu fark edebilir.

Bu süreçte yakın gözlüğünün derecesi zamanla değişebilir. Özellikle 40 ile 60 yaş arasındaki dönemde yakın gözlük reçetesinin zaman zaman yenilenmesi gerekebilir.

Buradaki değişiklik, genç yaşlarda görülen miyopi ilerlemesiyle aynı değildir. Kişinin uzak gözlük numarası aynı kalırken yakın için ihtiyaç duyduğu ek düzeltme artabilir.

Astigmatizma Derecesi de Değişebilir

Gözlük numarasındaki değişim yalnızca miyopiyle sınırlı değildir. Astigmatizma için kullanılan silindir değeri ve eksen de zaman içerisinde farklılaşabilir.

Astigmatizma, gözün optik yüzeylerinin ışığı her yönde aynı biçimde odaklayamaması sonucunda ortaya çıkan bir kırma kusurudur. Hem uzak hem de yakın görüntülerde bulanıklık veya bozulma oluşturabilir.

Yeni gözlük reçetesinde astigmatizma değerinin farklı çıkması otomatik olarak ciddi bir sorun olduğu anlamına gelmez. Bununla birlikte kısa süre içerisinde belirgin değişim yaşanıyorsa muayene sırasında gözün diğer yapılarının da değerlendirilmesi önem taşır.

Özellikle bir gözde diğerine kıyasla belirgin görme değişikliği oluşuyorsa eski reçeteyi kullanmaya devam etmek yerine güncel değerlendirme yapılması gerekir.

Gözlük Numarasının Arttığı Nasıl Anlaşılır?

  • Mevcut gözlükle daha önce rahat görülen uzak yazılar bulanıklaşabilir.

  • Televizyon altyazıları, trafik levhaları veya sınıftaki tahta eskisi kadar net görünmeyebilir.

  • Görüntüyü netleştirmek için gözleri kısma ihtiyacı artabilir.

  • Çocuklarda televizyona yaklaşma veya sınıfta daha öne oturma isteği görülebilir.

  • Yakın görme ihtiyacı değişen yetişkinler telefonu ya da kitabı daha uzağa tutmaya başlayabilir.

  • İki göz arasında daha önce hissedilmeyen bir netlik farkı ortaya çıkabilir.

Bu belirtilerin bulunması gözlük numarasının kesin olarak arttığını göstermez. Bulanık görmenin farklı nedenleri de olabilir. Bu nedenle yalnızca belirtilere bakarak yeni gözlük derecesi tahmin etmek yerine muayene ile ölçüm yapılması gerekir.

Göz Numarasının Artmasını Yavaşlatmak İçin Neler Yapılabilir?

  • Çocuklarda ilerleyen miyopi varsa düzenli göz kontrolleri aksatılmamalıdır.

  • Çocuğun günlük yaşamında açık havada geçirilen süreye yer verilmesi desteklenebilir.

  • Uzun süre kesintisiz telefon, tablet, bilgisayar veya kitap kullanımında düzenli molalar verilebilir.

  • Gözlük, önerilen reçeteye ve kullanım şekline uygun olarak kullanılmalıdır.

  • Miyopisi hızlı ilerleyen çocuklarda özel miyopi kontrol yöntemlerinin uygun olup olmadığı göz hekimiyle görüşülebilir.

  • İnternette yer alan “göz numarasını sıfırlama” egzersizleri veya kontrolsüz ürünler yerine kişiye uygun, tıbbi olarak değerlendirilen yöntemler tercih edilmelidir.

Çocukluk miyopisinde özel tasarlanmış bazı gözlük ve kontakt lens seçeneklerinin ilerleme hızını azaltmaya yönelik kullanılabildiğini gösteren klinik çalışmalar bulunmaktadır. Ancak hangi yöntemin uygun olduğu çocuğun yaşına, reçetesine ve göz yapısına göre değişir.

Hızlı Değişiklik Her Zaman Normal Kabul Edilmemeli

Gözlük reçetesinin zaman içerisinde değişebilmesi normal olsa da bütün görme değişikliklerini “numaram ilerledi” diye açıklamak doğru değildir.

Özellikle yetişkinlik döneminde kısa aralıklarla belirgin reçete değişikliği meydana geliyorsa bunun nedeni değerlendirilmelidir. Gözün doğal merceğinde, korneada veya farklı göz yapılarında ortaya çıkan değişiklikler görme kalitesini etkileyebilir.

İleri yaşlarda göz merceğinin saydamlığını kaybetmesi de kişinin gözlük reçetesinde değişiklikler yaşamasına neden olabilir. Böyle bir durumda sürekli yeni cam yaptırmak bir süre netliği artırsa bile asıl problemin ayrıca değerlendirilmesi gerekebilir.

Aynı şekilde yeni reçeteli gözlük kullanılmasına rağmen görüntü beklenen düzeyde netleşmiyorsa yalnızca camın derecesine odaklanmak yeterli değildir.

Ani Görme Değişikliklerini Numara Artışıyla Karıştırmayın

Yavaş gelişen bulanık görme ile aniden ortaya çıkan görme kaybı aynı durum değildir. Görüşte birkaç dakika veya saat içinde belirgin azalma oluşması, tek gözde ani bulanıklık, görüş alanında perde hissi, yoğun ışık çakmaları veya birden fazla yeni uçuşan cisim görülmesi yalnızca gözlük numarasının değiştiği düşünülerek bekletilmemelidir.

Bu tür belirtiler hızlı tıbbi değerlendirme gerektirebilen göz problemleriyle ilişkili olabilir.

Özellikle “Eski gözlüğüm artık yetmiyor” şeklindeki yavaş değişim ile “Sabah uyandığımda bir gözüm aniden bulanık görüyordu” şeklindeki durum birbirinden ayrılmalıdır.

Gözlük numarasının değişmesi çoğunlukla kademeli bir süreçtir. Ani görme kaybı ise farklı bir yaklaşım gerektirir.

Gözlük Numarası Kaç Yaşında Sabitlenir?

Gözlük numarasının kesin olarak sabitlendiği tek bir yaş yoktur. Özellikle miyopide çocukluk ve ergenlik döneminde değişim daha sık görülürken birçok kişide genç yetişkinlik dönemine doğru ilerleme yavaşlar. Bununla birlikte daha sonraki yıllarda da reçete değişiklikleri meydana gelebilir.

Üstelik uzak gözlük derecesinin sabit kalması, hayat boyunca aynı gözlüğün kullanılacağı anlamına gelmez. Yaşla birlikte yakın görme sistemi değiştiğinden yakın gözlüğü, bifokal veya progresif cam ihtiyacı oluşabilir.

Bu nedenle “20 yaşına geldim, artık göz numaram değişmez” veya “40 yaşından sonra herkesin göz numarası yükselir” gibi kesin ifadeler gerçeği tam olarak yansıtmaz.

Her gözün gelişimi farklıdır ve reçetenin değişimi kişinin kendi görme geçmişiyle birlikte değerlendirilmelidir.

Eski Gözlük Yetmiyorsa Ne Yapılmalı?

Mevcut gözlüğünüzle görüşünüz eskisi kadar net değilse ilk çözüm daha yüksek numaralı bir camı tahmin ederek kullanmak olmamalıdır.

Gözlük reçetesinde yalnızca miyopi veya hipermetropi değeri bulunmaz. Astigmatizma miktarı ve ekseni de değişmiş olabilir. Ayrıca bulanıklığın nedeni her zaman kırma kusurundaki değişiklik değildir.

Bu nedenle özellikle birkaç yıldır göz muayenesi yapılmadıysa güncel ölçüm yaptırmak daha doğru olur. Böylece yeni gözlük ihtiyacı belirlenirken görmedeki değişikliğin başka bir göz problemiyle ilişkili olup olmadığı da değerlendirilebilir.

Eski gözlüğün numarasının optik cihazlarla ölçülebilmesi de güncel reçetenin aynı olduğu anlamına gelmez. Gözün bugünkü ihtiyacını öğrenmenin yolu yeniden değerlendirmedir.

24 saat içinde yanıt

Listeden seçim yapmakta zorlanıyor musunuz?

Talebinizi bırakın, İstanbul'daki medikal estetik klinikleri teklifleriyle size dönsün.

Son güncelleme
Yayın dili
Türkçe

Bu makaleyi nasıl buldun?

Atlas'tan en yeni içerikler

Medifinder bültenine abone ol, en yeni içerikleri kaçırma.