Dolgu Eriyince Yüz Sarkar mı?
Çoğu kişide hyalüronik asit dolgunun zamanla azalması yüzün normalden daha fazla sarkmasına neden olmaz. Genellikle dolgunun sağladığı ek hacim ve kontur azaldıkça yüz, uygulamadan önceki görünümüne doğru yaklaşır.

Dolgu Eriyince Yüz Gerçekten Sarkar mı?
Genel olarak hyalüronik asit dolguların erimesi doğrudan yüzün sarkmasına yol açmaz.
Hyalüronik asit dolgular cildin veya daha derin yüz dokularının altına hacim ekler. Örneğin yanak bölgesine uygulanan dolgu orta yüzdeki hacim eksikliğini azaltabilir. Çene dolgusu yüz profilini daha belirgin gösterebilir. Dudak dolgusu ise dudakların hacmini artırabilir.
Dolgu zaman içerisinde parçalandığında bu ilave hacim de azalır. Dolayısıyla yüz, dolgunun sağladığı destek olmadan daha az hacimli görünmeye başlar.
FDA, hyalüronik asit dahil birçok dermal dolgunun geçici olduğunu ve zaman içerisinde vücut tarafından emildiğini belirtmektedir. Dolgunun etkisinin ne kadar devam edeceği kullanılan materyale ve uygulama bölgesine göre değişir. Hyalüronik asit dolguların etkisi ürüne ve bölgeye bağlı olarak değişmekle birlikte geçicidir.
Dolgu azaldığında görülen değişiklik çoğu zaman yeni gelişmiş bir sarkmadan çok dolgunun yarattığı hacim etkisinin kaybolmasıdır.
Dolgu Eriyince Yüz Eski Haline Döner mi?
Çoğu durumda yüzün görünümü dolgu öncesindeki haline doğru yaklaşır. Ancak yüzün yıllar sonra birebir aynı görünmesini beklemek her zaman gerçekçi değildir.
Bunun en önemli nedeni dolgu değil, doğal yaşlanma sürecinin devam etmesidir.
Örneğin 35 yaşında yüz dolgusu yaptıran ve dolgusunu birkaç yıl boyunca düzenli olarak yenileyen bir kişinin yüzü 40 yaşında dolgular tamamen kaybolduğunda doğal olarak 35 yaşındaki yüzüyle tamamen aynı görünmez.
Bu süre içerisinde:
-
Ciltte kolajen kaybı devam edebilir.
-
Yüz yağ dokusunun dağılımı değişebilir.
-
Kemik yapısında yaşa bağlı değişiklikler meydana gelebilir.
-
Cilt elastikiyeti azalabilir.
-
Yer çekimi ve güneş hasarı yüz görünümünü etkileyebilir.
Dolgu yıllar boyunca bu değişikliklerin bir kısmını kamufle etmiş olabilir. Dolgu etkisi kaybolduğunda kişi doğal yaşlanmanın oluşturduğu değişiklikleri bir anda daha belirgin şekilde fark edebilir.
Bu durum bazen yanlışlıkla “Dolgu yüzümü daha fazla sarkıttı” şeklinde yorumlanabilir.
Dolgunun Kendiliğinden Erimesi ile Eritilmesi Aynı Şey mi?
Hayır. İki durum birbirinden farklıdır.
Hyalüronik asit dolgu doğal olarak eridiğinde, vücut dolgu materyalini belirli bir süre içerisinde aşamalı şekilde parçalar. Değişiklik genellikle yavaş gerçekleşir. Kişi yüzündeki hacmin azaldığını haftalar veya aylar içerisinde fark edebilir.
Dolgu hyalüronidaz adı verilen enzimle eritildiğinde ise süreç çok daha hızlı olabilir.
Hyalüronidaz, hyalüronik asidi parçalayabilen bir enzimdir ve hyalüronik asit dolguların komplikasyonlarının veya istenmeyen sonuçlarının düzeltilmesinde kullanılabilir. Bilimsel incelemeler, hyalüronidazın hyalüronik asit dolguları parçalayabildiğini ancak gereken dozun dolgunun türüne, miktarına, çapraz bağlanma özelliklerine ve uygulandığı bölgeye göre değişebildiğini göstermektedir.
Hızlı hacim kaybı özellikle çok miktarda dolgu bulunan bir bölgede daha dramatik görünebilir. Bu nedenle kişi yüzünü ilk günlerde olduğundan daha boş veya gevşek algılayabilir.
Bu görünümün mutlaka kalıcı bir sarkma anlamına gelmediğini unutmamak gerekir.
Dolgu Eritildikten Sonra Cilt Boş Kalır mı?
Bu soru özellikle yanak, çene ve dudak bölgesine yüksek miktarda dolgu yaptıran kişiler tarafından sık sorulur.
Dolgu eritildiğinde dolgunun oluşturduğu hacim ortadan kalktığı için dokuda geçici bir boşluk hissi oluşabilir. Özellikle uzun süre yüksek hacimli dolgu kullanılmışsa fark daha belirgin olabilir.
Ancak bu durum cildin mutlaka kalıcı şekilde gevşediği anlamına gelmez.
Son görünümü belirleyen birçok faktör vardır:
-
Kişinin yaşı
-
Cildin elastikiyet düzeyi
-
Dolgunun ne kadar süredir bulunduğu
-
Toplam dolgu miktarı
-
Uygulama bölgesi
-
Daha önce yapılan dolgu sayısı
-
Kilo değişiklikleri
-
Güneş hasarı
-
Sigara kullanımı
-
Genetik özellikler
Genç ve elastikiyeti yüksek bir cilt, hacim değişikliklerine daha kolay uyum sağlayabilir. İleri yaşlarda veya zaten belirgin cilt gevşekliği bulunan kişilerde ise dolgunun sağladığı destek ortadan kalktığında mevcut sarkma daha görünür hale gelebilir.
Bu nedenle dolgu eritme işleminden sonra herkesin yüzünde aynı değişiklik oluşmaz.
Hyalüronidaz Cildin Kendi Hyalüronik Asidini de Eritir mi?
Hyalüronidaz yalnızca dolguda bulunan hyalüronik asitle etkileşmez; dokulardaki doğal hyalüronik asidi de geçici olarak parçalayabilir.
Bu nedenle hyalüronidaz uygulamasından hemen sonra bazı kişiler ciltlerini daha ince, boş veya kuru hissettiklerini ifade edebilir.
Ancak bu noktada önemli bir ayrım vardır.
Bilimsel bir incelemeye göre hyalüronidaz dokudaki doğal hyalüronik asidi de parçalayabilmektedir fakat vücut doğal hyalüronik asidi hızlı şekilde yeniden üretir. Aynı incelemede doğal hyalüronik asidin yaklaşık 15-20 saat içerisinde yeniden yerine konduğu ve hyalüronidazın cilt kalitesinde uzun süreli zarara yol açtığını gösteren bir kanıt bulunmadığı belirtilmektedir.
Bununla birlikte estetik amaçlı hyalüronidaz kullanımıyla ilgili uzun dönem ve yüksek kaliteli kontrollü araştırmalar hâlâ sınırlıdır. Bu nedenle “Hyalüronidaz kesinlikle hiçbir kişide hiçbir değişikliğe neden olmaz” şeklinde mutlak bir ifade kullanmak doğru değildir.
İşlemin deneyimli bir hekim tarafından, gerekli miktar belirlenerek yapılması önemlidir.
Fazla Dolgu Yüzü Sarkıtır mı?
Yüz dolgularında daha fazla ürün kullanmak her zaman daha iyi sonuç anlamına gelmez.
Yüz anatomisine uygun olmayan miktarlarda veya yanlış katmanlara yapılan dolgular yüzün doğal oranlarını değiştirebilir. Zaman içerisinde tekrar tekrar yüksek miktarda dolgu uygulanması yüzde şişkin, ağır veya yapay bir görünüm oluşturabilir.
Bununla birlikte “Fazla dolgu cildi kesin olarak gerer ve dolgu eridiğinde yüz mutlaka sarkar” iddiasını destekleyen güçlü klinik kanıtlar sınırlıdır.
Özellikle çok yüksek dolgu hacimlerinin yıllarca tekrarlanmasının cilt ve yumuşak dokular üzerindeki uzun dönem etkilerini değerlendiren kontrollü çalışmalar yeterli değildir. FDA da dermal dolguların uzun süre boyunca tekrarlayan kullanımının güvenliğinin kontrollü klinik çalışmalarda tam olarak değerlendirilmediğini belirtmektedir.
Bu nedenle dolgu uygulamalarında yüzü sürekli daha fazla ürünle büyütmek yerine doğal anatomiyi koruyan ve ihtiyaca yönelik yaklaşım tercih edilmelidir.
Özellikle yıllar içerisinde birçok farklı klinikte dolgu yaptırılmışsa yüzde ne kadar dolgu bulunduğunu tahmin etmek zorlaşabilir.
Gerekli vakalarda ultrason gibi görüntüleme yöntemleri dolgunun yerinin değerlendirilmesine yardımcı olabilir.
Dolgu Eritildikten Sonra Yüz Ne Zaman Toparlanır?
Dolgu eritildikten hemen sonra ortaya çıkan görüntüyü nihai sonuç olarak değerlendirmek doğru değildir.
Hyalüronidaz uygulaması sonrasında:
-
Şişlik,
-
Kızarıklık,
-
Hassasiyet,
-
Morarma,
-
Geçici hacim değişiklikleri
ortaya çıkabilir.
Hyalüronidaz kullanımına ilişkin bilimsel incelemelerde lokal şişlik, kızarıklık, yanma, kaşıntı ve morarma gibi reaksiyonlar bildirilmiştir. Alerjik reaksiyonlar ise daha seyrek görülmektedir.
Bu nedenle dolgu eritildikten sonraki ilk günlerde aynaya bakarak “Yüzüm sarktı” sonucuna varmak yanıltıcı olabilir.
Dokuların sakinleşmesi için belirli bir süre gerekir.
Ayrıca kullanılan hyalüronidaz miktarı ve dolgunun yapısı sonucu etkileyebilir. Bazı dolgular tek seansta tamamen çözülürken bazı daha yoğun veya yüksek çapraz bağlı dolgular için tekrar uygulama gerekebilir. Araştırmalar, farklı hyalüronik asit dolguların hyalüronidaza farklı hızlarda yanıt verdiğini göstermektedir.
Bu nedenle nihai değerlendirme için uygulamayı yapan hekimin önerdiği kontrol süresi beklenmelidir.
Dolgu Eriyince Oluşan Sarkma Nasıl Düzeltilir?
Öncelikle gerçekten bir sarkma olup olmadığının belirlenmesi gerekir.
Bazen kişinin “sarkma” olarak tanımladığı durum aslında:
-
Hacim kaybı,
-
Yanakların daha düz görünmesi,
-
Çene hattının eski belirginliğini kaybetmesi,
-
Dudak hacminin azalması,
-
Göz altı çukurunun yeniden görünür hale gelmesi
olabilir.
Bu durumda yeniden dolgu yaptırmak otomatik olarak doğru çözüm değildir.
Hekim öncelikle cilt kalitesini, yüz anatomisini, yağ dokusunu ve gerçek cilt gevşekliğinin derecesini değerlendirebilir.
Sorun yalnızca hacim eksikliği ise uygun hastalarda sınırlı miktarda yeniden dolgu düşünülebilir. Gerçek cilt gevşekliği varsa farklı yöntemler değerlendirilebilir. Bazı kişilerde enerji bazlı uygulamalar, biyostimülan tedaviler veya cerrahi yöntemler gündeme gelebilir.
Özellikle belirgin yüz ve boyun sarkmasında dolgu ile sürekli hacim eklemek bazen yüzü ağırlaştırabilir ve doğal olmayan bir görüntü oluşturabilir.
Bu nedenle tedaviyi “Sarkan yere daha fazla dolgu yapalım” şeklinde basitleştirmek yerine yüzün tamamını anatomik olarak değerlendirmek daha doğru olacaktır.
Dolgu Eritmek Zararlı mı?
Hyalüronik asit dolguları eritmek için kullanılan hyalüronidaz, doğru endikasyonda önemli ve bazen hayat kurtarıcı bir araçtır.
Özellikle hyalüronik asit dolgunun yanlışlıkla bir damara girmesi ve kan akımını engellemesi durumunda hyalüronidaz acil tedavinin önemli bir parçası olabilir. Damar tıkanıklığı, nadir görülmesine rağmen doku kaybı ve görme kaybı gibi ciddi sonuçlara yol açabilir.
Estetik nedenle dolgu eritme işleminde ise amaç genellikle aşırı dolgunluğu, asimetriyi, yanlış yerleşmiş dolguyu veya istenmeyen görünümü azaltmaktır.
Hyalüronidazın olası yan etkileri arasında:
-
Kızarıklık,
-
Şişlik,
-
Kaşıntı,
-
Yanma,
-
Hassasiyet,
-
Morarma,
-
Nadiren alerjik reaksiyon
bulunabilir.
Ayrıca her dolgu hyalüronidazla eritilemez.
Hyalüronidaz temel olarak hyalüronik asit dolgular üzerinde etkilidir. Kalsiyum hidroksiapatit, poli-L-laktik asit ve kalıcı dolgu materyalleri aynı yöntemle doğrudan eritilemez. Dolgu çıkarma işleminin bazı ürünlerde zor veya imkânsız olabileceği FDA tarafından da belirtilmektedir.
Bu nedenle ne tür dolgu kullanıldığını bilmek önemlidir.
Dolgu Tamamen Erir mi?
Hyalüronik asit dolgular kalıcı ürünler değildir ve zaman içerisinde vücut tarafından parçalanırlar. Ancak “altı ay geçti, dolgunun tamamı kesin olarak yok olmuştur” gibi bir kural bulunmaz.
Dolgunun kalıcılığı;
-
Ürünün yapısına,
-
Çapraz bağlanma oranına,
-
Uygulanan miktara,
-
Enjekte edildiği anatomik bölgeye,
-
Kişisel metabolizmaya
göre değişebilir.
FDA, hyalüronik asit dolguların etkisinin genel olarak yaklaşık 6-12 ay sürebildiğini belirtmekle birlikte günümüzde kullanılan farklı ürünlerin klinik kalıcılık süreleri birbirinden farklıdır.
Dolgunun görünür etkisinin kaybolması da dokuda hiçbir dolgu materyalinin kalmadığı anlamına gelmeyebilir.
Bu nedenle özellikle yıllardır tekrarlayan dolgu yaptıran kişilerde değerlendirme kişiye özel yapılmalıdır.
Dolgu Erittirdikten Sonra Tekrar Dolgu Yapılır mı?
Gerekli görülürse yapılabilir ancak hemen yeni dolgu uygulanması her zaman doğru yaklaşım değildir.
Öncelikle eski dolgunun neden eritildiğini anlamak gerekir.
Eğer dolgu:
-
Fazla miktarda uygulanmışsa,
-
Göç etmişse,
-
Asimetri oluşturmuşsa,
-
Yanlış anatomik plana yerleştirilmişse,
-
Yüz oranlarını bozmuşsa,
aynı yaklaşımı tekrar etmek aynı problemin yeniden oluşmasına yol açabilir.
Dokuların iyileşmesi ve gerçek yüz anatomisinin yeniden değerlendirilmesi faydalı olabilir. Yeni dolgunun ne zaman yapılacağına ise işlemi gerçekleştiren hekim kişinin durumuna göre karar vermelidir.
Dolgunun Erimesi Yüzü Yaşlandırır mı?
Dolgu etkisi ortadan kalktığında yüz daha yaşlı görünebilir, ancak bu dolgunun yüzü yaşlandırdığı anlamına gelmez.
Dolgu özellikle yanak, şakak veya orta yüz gibi yaşla birlikte hacim kaybeden alanlarda uygulandığında daha genç bir görünüm sağlayabilir.
Dolgu kaybolduğunda bu gençleştirici etki de azalır.
Örneğin dolguyla belirginleşmiş elmacık kemiklerinin eski hacmine dönmesi veya nazolabial çizgilerin yeniden görünmesi kişinin yüzünü daha yorgun veya yaşlı algılamasına yol açabilir.
Buradaki temel değişiklik genellikle dolgunun sağladığı geçici estetik etkinin sona ermesidir.
Dolgu Erittirmeden Önce Nelere Dikkat Edilmeli?
Dolgunuzdan memnun değilseniz doğrudan eritme işlemine geçmeden önce dolgunun türünün, miktarının ve yerinin değerlendirilmesi faydalıdır.
Özellikle daha önce birden fazla uygulama yapılmışsa hangi ürünün nerede bulunduğunu bilmek zor olabilir.
Hyalüronidaz uygulamasında kullanılan miktar standart değildir. Dolgunun özellikleri, miktarı ve bulunduğu bölge gereken dozu etkileyebilir. Bilimsel incelemeler de hyalüronidaz kullanımı konusunda tamamen standartlaştırılmış tek bir protokol bulunmadığını göstermektedir.
Bu nedenle dolgu eritme işlemi de en az dolgu uygulamasının kendisi kadar tıbbi değerlendirme gerektirir.
Dolgudan Sonra Hangi Belirtiler Acildir?
Dolgu sonrasında basit şişlik ve morarma görülebilir. Ancak bazı belirtiler acil değerlendirme gerektirir.
Özellikle uygulama sırasında veya hemen sonrasında alışılmadık derecede şiddetli ağrı, cildin beyazlaşması veya gri-mavi renk alması, ani görme değişikliği, görme kaybı ya da felç belirtileri ortaya çıkarsa zaman kaybetmeden acil tıbbi yardım alınmalıdır.
FDA, bu belirtilerin dolgunun yanlışlıkla bir damar içine girmesiyle ilişkili ciddi komplikasyonların habercisi olabileceğini belirtmektedir.
Bu tür belirtilerde estetik sonucun nasıl görüneceğini beklemek yerine hızlı tıbbi müdahale önceliklidir.
Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tıbbi muayene, tanı veya kişiye özel tedavi önerisinin yerine geçmez. Dolgu veya hyalüronidaz uygulaması tıbbi bir işlem olarak değerlendirilmeli ve uygun eğitim ve deneyime sahip sağlık profesyonelleri tarafından yapılmalıdır.
- Son güncelleme
- Yayın dili
- Türkçe
Bu makaleyi nasıl buldun?
Medifinder bültenine abone ol, en yeni içerikleri kaçırma.


